| KAYITLAR | DEFTERE YAZ |
Gönderen:
Ragıp TATAR
Yer:
Ankara
Tarih:
30 Ocak 2012, Pazartesi 12:43
|
"BİR KİŞİYE YAPILAN HAKSIZLIK, BÜTÜN TOPLUMA VE İNSANLIĞA KARŞI İŞLENMİŞ BİR SUÇTUR.
SUSMAYI YAŞAM BİÇİMİ HALİNE GETİRİRSENİZ, ÜLKEDE Kİ ADALETSİZLİKLER SİZİN SUSKUNKUNLUĞUNUZDAN, EYLEMSİZLİĞİNİZDEN GÜÇ ALIR!
GÖZLERİN VARSA GÖRECEKSİN. KULAKLARIN VARSA DUYACAKSIN. ELLERİN VARSA UZATACAKSIN" 20 Ocak 1975
UĞUR MUMCU
NOT: NUR İÇİNDE YATSIN
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Osman(Cafer)TATAR
Yer:
Kayseri
Tarih:
25 Ocak 2012, Çarşamba 10:21
|
UĞUR MUMCU'YU 19. ÖLÜM YIL DÖNÜMÜNDE SAYGI İLE ANIYOR, KATLEDEN ZİHNİYETİ NEFRETLE KINIYORUM........
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Mehmet SECKiN
Yer:
Diğer
Tarih:
17 Ocak 2012, Salı 15:43
|
Avrupa`da yasayan tüm canlarimiz davetlidir!
Başta köylülerim ve cevre köylerimin canlari olmak üzere beni tanıyan tüm dost ve canlara en içten selam ve sevgilerimi sunuyorum.
Sevgili kardeşlerim ;ben 29 Ocak 2012 Pazar günü Frankfurt Hesdel Atatürkçü Düşünce Derneğinin davetlisi olarak konferans vermek için Almanya\'ya geliyorum. Sizleride yanimda görmekten memnuniyet duyarim ,umarim sizlerinde katilimiyla güzel bir konferans olur!
Hepinize en içten selam ve sevgilerimi sunuyorum...
YER :
29 OCAK PAZAR GÜNÜ FRANKFURT - HESDEL´DE Ki TÜRK EViNDE BULUSALIM !!!
Değerli dostlar, Hessdel ADD nin öncülüğünde Frakfurt Konsolosluğu Türk Evinde 29 Ocak Pazar günü saat 15.00'de olalacatır. Butün dostlar davetlidir.
Mehmet SECKiN
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Vedat TATAR
Yer:
Diğer
Tarih:
15 Ocak 2012, Pazar 20:14
|
KARAÖZÜLÜ ve KARAÖZÜ DOSTLARI ( KARAÖZÜ ŞAHRUHLULARI) BAYANLARIMIZI KAHVALTIDA BULUŞTURUYORUZ. TÜM DOSTLARIMIZLA KONUŞMAK, DERTLEŞMEK ve HASRET GİDERMEK ARZUSU İLE BİRLİKTE KAHVALTI YAPMAYA DAVET EDİYORUZ... SENEM DOĞANAY , GÜLER ADIGÜZEL (Doğanay)
Tarih: 21 Ocak 2012 Cumartesi Saat: 11:00-13;30
Yer : TBMM Mustafa Necati Kültür Evi Mitatpaşa Cad. No. 35 KIZILAY-ANKARA
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Osman(Cafer)TATAR
Yer:
Kayseri
Tarih:
04 Ocak 2012, Çarşamba 18:47
|
Yerlikuyu Köyünden Emekli Öğretmen Merhum OSMAN UĞUR'un eşi DÖNDÜ UĞUR'un ölümünden büyük üzüntü duydum.Merhumeye tanrıdan rahmet,yakınlarına ve tüm yöremiz halkına taziyelerimi sunarım.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Osman(Cafer) TATAR
Yer:
Kayseri
Tarih:
30 Aralık 2011, Cuma 10:43
|
Yeni bir yılda yüzünüzden gülücükler,
Gönlünüzden sevgiler eksik olmasın.
Nice mutlu yıllara.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Vedat TATAR
Yer:
Ankara
Tarih:
29 Aralık 2011, Perşembe 21:55
|
Cehaletin yerine BİLGİYİ,
Nefretin yerine SEVGİYİ,
Karanlığın yerine AYDINLIĞI
Elbirliğiyle getireceğimiz,
İnancıyla...
MUSTAFA KEMAL'in
ARZULADIĞI GÜÇLÜ, AYDIN
ONURLU, ÇAĞDAŞ BİR
TOPLUM OLABİLMEK
UMUT VE DİLEĞİYLE
YENİ YILINIZI KUTLUYOR
SEVGİ VE SAYGILARIMIZI SUNUYORUZ.
Ankara KARAÖZÜ KÜLTÜR DERNEĞİ Yönetim Kurulu
Vedat TATAR Başkan, Senem UÇAR (Doğanay) 2. Başkan, İrfan Suat TEMEL Sayman, Tayyar SEVEN Yazman, Güler ADIGÜZEL (Doğanay) Üye
DENETLEME KURULU
İsmail KILIÇÖZGÜRLER Halil DALAK Zihni AVCI
ŞAHRUH DERGİSİ YAYIN KURULU
Soysal BAĞCI
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Vedat TATAR
Yer:
Ankara
Tarih:
26 Aralık 2011, Pazartesi 14:51
|
Yöremizin güzel insanları,
Ankara KARAÖZÜ KÜLTÜR DERNEĞİ Yönetim-Denetim Kurullarında bugüne kadar emek veren- görev alan herkese minnettarız. Tüm yöremizin hakka yürüyenlerini sevgi-muhabbetle anıyoruz. 10 Aralık 2011 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurulumuzda Asil ve Yedek Üyelerinden oluşan Yönetim-Denetim Kurulu'na seçilmemiz nedeniyle internet sitelerimize kutlama iletisi gönderen, telefonla arayan tüm dostlarımıza teşekkür ederiz.
"KARAÖZÜ'lü gençler Atalarının zor koşullarda neleri başardıklarını araştırır-öğrenirlerse çok büyük başarılara imza atarlar"
Hep birlikte kol kola yöremiz için nice güzel işler başarmak arzusu ve dileğiyle saygılarımızı sunarız.
KARAÖZÜ KÜLTÜR DERNEK
YÖNETİM KURULU
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Osman(Cafer) TATAR
Yer:
Kayseri
Tarih:
26 Aralık 2011, Pazartesi 08:25
|
''Bir memlekette namus erbabı, lâakal namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memleket için kurtuluş yoktur.''
Bu sözler ile İsmet İnönü diyor ki, ''dürüst insanlar, yolsuzluk yapanlardan daha yürekli olmalıdırlar''
Turan GÜNEŞ İsmet İNÖNÜ ve Bülent ECEVİT arasındaki liderlik yarışının sonucunu şöyle özetliyor:
"Büyük çekişme sonunda Ecevit CHP Genel Başkanı seçilir. Yoğun alkışlarla kurultay salonuna girer, delegeler arasında oturan İsmet İnönü, ayağa kalkıp önünü ilikler, Genel Başkan Bülent Ecevit'i saygı ile selamlar".
Büyük devlet adamı ve asker İsmet Paşayı ölümünün 38.yılında saygı ile anıyorum.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Hüseyin EKİCİ
Yer:
İstanbul
Tarih:
08 Aralık 2011, Perşembe 10:45
|
VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI
İğdeli Köyünden Selver Koç vefat etmiştir. Selver Koç ailesi ile İgdeli Köyü ve çevrelerindeki tüm akraba, dost ve sevenlerine başsağlığı dileklerimizi iletir, sabırlar dileriz.
Selver Koç'a Allahtan rahmet dileriz.
Not: Selver Koç : Dalkıranın Veli diğer bir ünlenmesi ise Musa'nın Kızının oğlu Veli Koç'un hanımıdır.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Hüseyin EKİCİ
Yer:
İstanbul
Tarih:
08 Aralık 2011, Perşembe 10:34
|
VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI
Yerlikuyu Köyünden Fevzi Özel'in eşi Melek Özel 7 Aralık 2011 tarihinde vefat etmiştir.
9 Aralık 2011 tarihinde Yerlikuyu Mezarlığında defnedilecektir.
Fevzi Özel'e, akrabalarına, sevenlerine başsağlığı dileklerimizi iletir, ebediyete göç eden Melek Özel'e Allahtan rahmet dileriz.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Ragıp TATAR
Yer:
Ankara
Tarih:
07 Aralık 2011, Çarşamba 10:00
|
SELVER TEYZE IŞIKLAR İÇİNDE UYU. TOPRAGIN BOL OLSUN . SEVĞİLİ ADİL KOÇ 'UN TELEFON NUMARASI OLARAK 0-535.5650047 VERİLDİ AMA TELEFON CEVAP VERMEDİĞİ İÇİN ULAŞAMADIM. NE YAZIK Kİ BU SİTELERE YAZANLAR AİLE BİREYLERİNİN İLETİŞİM BİLĞİLERİNİ YAZMADIKLARINDAN ANCAK BU ŞEKİLDE ACILARINI PAYLAŞABİLİYORUZ. TÜM AİLE BİREYLERİNİN VE KÖYÜMÜN BAŞI SAĞOLSUN.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Hasan TATAR
Yer:
Kayseri
Tarih:
24 Kasım 2011, Perşembe 09:43
|
Başta Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere tüm öğretmenlerin ÖĞRETMENLER gününü kutlarım.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Osman(Cafer)TATAR
Yer:
Kayseri
Tarih:
23 Kasım 2011, Çarşamba 09:03
|
Karpınar Köyü Derneğinin yeni yönetim kurulunu kutluyorum.
Ayrıca düzenledikleri etkinlikte Türk Bayrağı ve Atatürk resmini gururla astıkları için kendilerini ayrıca tebrik ediyorum.
Bu davranış umarım başkalarınada örnek olur.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Osman(Cafer) TATAR
Yer:
Kayseri
Tarih:
23 Kasım 2011, Çarşamba 08:57
|

ÖĞRETMENLER GÜNÜ
(24 KASIM)
Öğretmenlerimizin önemini ve değerini belirtmek, öğretmenler arasında sevgi, saygı, yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendirmek; eğitime emek vermiş emekli öğretmenlerimize saygılarımızı ifade etmek, yeni öğretmenlerde meslek bilinci uyandırmak gibi amaçlarla yurdumuzda her yıl 24 Kasım günü "Öğretmenler Günü" olarak kutlanır.
Bu günde bütün öğrenciler ve yurttaşlarımız Öğretmenlerin mutluluğunu paylaşır, onlara sevgi ve saygılarını sunmaya çalışırlar.
24 Kasım aynı zamanda Gazi Mustafa Kemal'in "Millet Mektebi Teşkilatı'nın başkanlığını kabul ettiği gündür.
DÜNDEN BUGÜNE ÖĞRETMEN
İnsanın bu güne gelmesi, yeryüzünde belirmesinden başlayarak bu güne ulaşması milyonlarca yıldır uygarlaşması sonucu olmuştur. Çevresine ve kendisine yabancı, bilinçsiz insan, iğneyle kuyu kazmak örneği karanlıkları adım adım aydınlatarak, kafasındaki düğümleri, bilmeceleri çözerek çevresini, dünyasını genişletmeye çalışmıştır. Her çözülen düğüm, bir başka düğümün başlangıcı olmuş, genişleyen ufuklar, insanı insanlaştırmıştır.
İnsanoğlu, elde ettiği bilgilerin, yaşamında ne denli önemli olduğunu çabuk kavramış, bu bilgileri o kadar titizlikle korumuş, üzerinde titremiştir ki aynı zaman- da bu bilgileri gelecek kuşaklara aktarmayı, varlığının birinci koşulu saymıştır. Taş baltanın ucunu keskinleştirmeyi öğrenen, birlikte avlanmanın yararını yaşayarak kavrayan, giderek düşünmeyi öğrenen insan, bu hazineleri çocuklarına aktarmayı akıl etti. Böylece insanlığın uygarlığa adımını atmasıyla doğdu öğretmenlik mesleği. Oyle ise öğretmenlik, insanlaşmakla başlar.
İlkçağdaki toplumları incelersek hepsinde de bilge kişi olarak bildiklerimizin aynı zamanda birer öğretmen olduklarını görürüz. İşte Sokrates, işte Platon, işte Aristo! İlkçağın en büyük bilgini sürekli araştırıyor; inceliyor, düşünüyor ve sonunda yaratıyordu. Bunu yaparken de öğrencileri yanındaydı hep. Bilgiyi, düşünceyi dantel dantel örüyordu onlarla. Ve biliyordu ki bunlar, öğrencileri aracılığıyla geleceğe yol bulup uzanacaklardı. Sokrates'in savunmasını izleyen öğrencisi Platon olmasa onun neler düşündüğünü, ne denli yiğitçe bir savunma yaptığını hiçbir zaman öğrenemeyecektik. İnsanın uygarlaşma aşamalarında bu denli önemlidir öğretmenin yeri.
Her yüzyılda karanlığa karşı bilimin, sevginin, insanlaşmanın yanında olan; kafaları kilitleyen boş inançların zincirlerini kırmak için mücadele eden öğretici insan, geçmişten bugüne onurlu savaşımını sürdürüyor.
0, her devirde ileridir. Çünkü bilgidir, bilime olan inançtır, sevgide yürektir,erdemde insanlıktır.
Bugün de insanlığın gelişmesinde Özgürlüğün ne denli önemli olduğunun bilincinde olan öğretmen "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" nesiller yetiştirmeyi, insan toplumunun geleceğinin garantisi olarak görür. Bilir ki bilim ancak özgür kafalarda yeşerecek ve yerini bulacaktır. Bu yüzden özgürlüğe şıktır öğretmen. Özgürlüğün inançlı bekçisi ve bilimin yiğit savaşçısıdır.
Bu vesile ile başta babam ve ilkokul öğretmenim Şahin TATAR olmak üzere tüm meslektaşlarımın öğretmenler gününü kutluyor, hayatta olmayanları saygı ile anıyor,hayatta alanlara;uzun , sağlıklı ve maddi sıkıntıların olmadığı günler temenni ediyorum.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Osman(Cafer) TATAR
Yer:
Kayseri
Tarih:
09 Kasım 2011, Çarşamba 17:48
|
"Bir ulus, kendi varlığını ve haklarını korumak için bütün gücüyle, bütün düşünsel ve maddesel güçleriyle ilgilenmezse, bir ulus kendi gücüne dayanarak varlık ve bağımsızlığını sağlamazsa, şunun bunun oyuncağı olmaktan kurtulamaz"(K.ATATÜRK)
Ölümünün 73.yılında ATAM'ı saygı ve şükranla anıyorum.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Osman(Cafer) TATAR
Yer:
Kayseri
Tarih:
09 Kasım 2011, Çarşamba 17:37
|

Atatürk'ün Kişiliği ve Çeşitli Yönleri
Önderdi..
Çok Yönlüydü..
Vatanseverdi, Barışseverdi...
Fedakardı..
İleri Görüşlüydü..
Açık Sözlüydü..
Öğreticiydi..
Kararlı ve Mücadeleciydi..
İnsan Sevgisiyle Doluydu..
Planlıydı, Çalışkandı..
Tarihine Bağlıydı..
Birleştirici, Bütünleştiriciydi..
Devrimciydi,
İyi Bir Devlet Adamıydı..
Sanatseverdi..
Önderdi..
İşgal günlerinde, toplumu olaylar karşısında yönlendirecek bir öndere ihtiyaç vardı. İşte o karanlık günlerde Atatürk, milletine rehber oldu. Anadolu'ya geçerek kongreler topladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasını sağladı. Millî Mücadele, Atatürk'ün önderliğinde başarıya ulaştı. Türk Milleti'nin her alanda çağdaşlaşmasını hedef alan inkılâplar onun önderliğinde gerçekleşti. O'nun ilke ve inkılâpları, Türk milletine günümüzde de rehber olmaya devam etmektedir. Mustafa Kemal Atatürk, askerî zaferlerini ve başardığı inkılâpları kendisine mal etmemiştir. Büyük eserlerin, ancak büyük milletle başarılabileceğine inanan bir önderdi.
Çok Yönlüydü..
Mustafa Kemal Atatürk, çok yönlü ve üstün kişiliği olan bir liderdir. Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Ateşkes Anlaşması'yla ortaya çıkan tehlikeli durumu ilk olarak görüp milletin dikkatini çeken odur. Mustafa Kemal, Amasya Genelgesi'nde, vatanın bütünlüğünün ve milletin istiklâlinin tehlikede olduğunu söyledi. Erzurum Kongresi'nde, millî sınırlar içinde vatanın parçalanmaz bir bütün olduğunu bütün dünyaya ilân etti. Kurtuluş Savaşı'nı bunun için başlattı. Bu konuda hiçbir taviz vermedi. Vatan savunmasını her şeyin üzerinde tuttu. Sakarya Savaşı sırasında "Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz" diyerek bu konudaki kararlılığını gösterdi.
Vatanseverdi, barışseverdi..
Atatürk, barışa önem veren bir liderdi. Ona göre barışın bozulmasından bütün dünya ülkeleri ıstırap duymalıydı. Anlaşmazlıkların ortadan kalkması, insanlığın başlıca dileği olmalıydı. Dünyada yalnızca sevgi egemen olmalıydı. Atatürk'ün bu sevgi anlayışının nedeni insana duyduğu saygıdır. Onun "Yurtta sulh, cihanda sulh" sözü barış idealinin simgesi hâline gelmiştir.
İleri Görüşlüydü..
Mustafa Kemal Atatürk, daha Birinci Dünya Savaşı devam ederken Osmanlı Devleti'nin hızla felâkete doğru sürüklendiğini görüp çareler aramaya başlamıştır. Ülkemizin içinde bulunduğu durumu en doğru şekilde tespit etmiş ve ilerisi için en doğru kararları almıştır.
Atatürk'ün gençlere söylediği "Yolunda yürüyen bir yolcunun yalnız ufku görmesi kâfi değildir. Muhakkak ufkun ötesini de görmesi ve bilmesi lâzımdır" sözü, onun ileri görüşlü bir lider olduğunu açıkça ortaya koymaktadır
Açık sözlüydü..
Mustafa Kemal Atatürk, doğru bildiği şeyleri açıkça söylemekten çekinmezdi. Şu sözleri bunun en güzel örneğidir: "Ben düşündüklerimi sevdiklerime olduğu gibi söylerim. Aynı zamanda lüzumu olmayan bir sırrı kalbimde taşımak iktidarında olmayan bir adamım. Çünkü ben bir halk adamıyım. Ben düşündüklerimi daima halkın huzurunda söylemeliyim".
Öğreticiydi.. Kararlı ve Mücadeleciydi..
Atatürk, kararlı ve mücadeleci bir liderdi. Güçlükler karşısında yılmayan, ümitsizliğe düşmeyen kişiliği onun Millî Mücadele'nin lideri olmasını sağlamıştır. Samsun'a çıktıktan sonra, Kâzım Karabekir Paşaya çektiği bir telgrafta, o günlerdeki ağır durumu belirttikten sonra "Bununla beraber bütün umutlar kaybolmuş değildir. Memleketi bu durumdan ancak Türk milletinin mukavemet azmi kurtarabilir" diyordu. Eskişehir-Kütahya Savaşları'ndan sonra Yunanlılar, Ankara'ya doğru ilerlemeye başladıkları zaman, Mustafa Kemal, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından başkomutanlık görevine getirilmişti. Başkomutan olarak yaptığı ilk konuşmasındaki "Milletimizi esir etmek isteyen düşmanları, behemehal (ne yapıp edip) yeneceğimize dair güvenim bir dakika olsun sarsılmamıştır" sözleri onun hiçbir zaman ümitsizliğe yer vermediğini ve mücadelesindeki kararlılığı gösteren başka bir örnektir.
İnsan Sevgisiyle Doluydu ..
Atatürk, kendi milletini ve bütün insanları samimî duygularla seven, iyi kalpli bir insandı. Bütün milletleri bir vücut, her milleti de bu vücudun bir organı olarak görürdü. Dünyanın herhangi bir yerinde bir rahatsızlık varsa ilgisiz kalamazdı. "İnsanları mesut edecek tek vasıta, onları birbirlerine yaklaştırarak, onlara birbirlerini sevdirerek, karşılıklı maddî ve manevî ihtiyaçlarını karşılamaya yarayan hareket ve enerjidir" derken insanlar için ne kadar iyi duygular beslediğini açıklıyordu.
Atatürk, çocukları ve gençleri çok sever, onların en iyi şartlarda yetişip yükselmesini isterdi. Çünkü bir milletin ancak iyi nesiller yetiştirebilirse yükseleceği düşüncesini taşıyordu.
Planlıydı, Çalışkandı..
Atatürk, bütün çalışmalarını bir plân dahilinde yapardı. Bir işe karar verdiğinde; bu kararı bütün yönleriyle inceler, en iyi sonucu alacak şekilde uygulamaya geçerdi. Mustafa Kemal, yapacağı inkılâpları önceden düşünmüş, kamuoyunu bu değişiklikler konusunda aydınlattıktan sonra inkılâplarını yapmıştır. Kurtuluş Savaşı'nın plânını, İstanbul'dan Anadolu'ya geçmeden önce yapmış ve bunu yakın arkadaşlarıyla tartışmıştı. Zamanı geldikçe düşündüklerini uyguladı. Uygulamaya başladıktan sonra hiç taviz vermedi. Bütün hayatı boyunca metotlu çalışmayı hiç bırakmadı.
Tarihine Bağlıydı..
Atatürk, tarihte büyük devletler kuran ve yüksek bir medeniyet meydana getirmiş olan Türk Milleti'nin büyüklüğüne inanan ve bununla gurur duyan bir insandı. Atatürk; kahramanlık, vatan sevgisi, çalışkanlık, bilim ve sanata önem verme gibi değerlerin, Türklüğün yüksek vasıflarından olduğunu ifade etmiştir. O, milletinin bu özelliklerini her fırsatta dile getirip insanlık ailesi içinde lâyık olduğu yeri almasına çalıştı. Milletimizin yüksek karakteri, çalışkanlığı, zekâsı ve ilme bağlılığı ile millî birlik ve beraberlik duygusunu geliştirmeyi başlıca ilke kabul etti. Ona göre: "... Türklüğün unutulmuş büyük medenî vasfı ve büyük medenî kabiliyeti, bundan sonraki gelişmesi ile geleceğin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır".
Birleştirici ve Bütünleştiriciydi..
Atatürk'ün birleştirici ve bütünleştirici özelliği sayesinde, Millî Mücadele başarıya ulaşmıştır. Atatürk, Millî Mücadelenin karanlık günlerinde, değişik fikirlere sahip insanları bir mecliste, kendi etrafında toplamayı başardı. Kısacası, Atatürk'süz Millî Mücadele düşünülemezdi. Atatürk'ün birleştirici gücü, kişisel özelliğinden ve karakterinden geliyordu. O, yalnız askerlerin değil, sivil halkın da güvenini kazanmıştı.
Devrimciydi,..
Atatürk, milletimizi çağdaş medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracak ileri bir zihniyetin yerleşmesi çabasındaydı. Bu yolda birtakım inkılâplar yaptı. İnkılâpların amacı, modern bir devlet, çağdaş bir toplum meydana getirmekti. Atatürk, Türk Milleti'nin çağdaş milletlerin seviyesine çıkartmak için siyasal, toplumsal, ekonomik alanlarda inkılâplar yapmıştır.
O'nun şu sözleri inkılâpçı karakterini ortaya koyar: "Büyük davamız, en medenî ve en müreffeh millet olarak varlığımızı yükseltmektir. Bu yalnız kurumlarında değil, düşüncelerinde de temelli inkılâp yapmış olan büyük Türk Milleti'nin dinamik idealidir. Bu ideali en kısa zamanda başarmak için, fikir ve hareketi beraber yürütmek mecburiyetindeyiz".
İyi Bir Devlet Adamıydı..
İyi bir yönetici, milletinin huzur ve saadetini sağlamak için çalışır. Mustafa Kemal Atatürk, bütün hayatı boyunca bunu yapmaya çalıştı. Milleti için çalışmayı bir görev saydı. "Millete efendilik yoktur. Hadimlik vardır. Bu millete hizmet eden, onun efendisi olur" sözü ile yöneticilerde bulunması gereken özelliği belirtmiştir. Mustafa Kemal, hayatı boyunca Türk devletinin ve milletinin çıkarlarım kendi çıkarlarının üstünde tutan, ender devlet adamlarından birisidir. Savaştaki kahramanlığı kadar, devlet kurup yönetmedeki ustalığı, ileri görüşlülüğü ve barışseverliği ile Atatürk, tarihte eşine az rastlanan bir yöneticidir.
Sanatseverdi..
Atatürk, Türk milletinin manevî ihtiyaçlarının da karşılanması gerektiğini biliyor ve bu nedenle kültürel kalkınmaya büyük önem veriyordu. Atatürk, Türk kültür ve sanatını dünyaya tanıtmak için çok çalıştı. Bu konuda araştırmalar yapılmasını, sergiler açılmasını ve kültürle ilgili kongreler düzenlenmesini teşvik etti. Sanat ve sanatçılar hakkında takdir ve teşvik edici sözler söyledi. Bunlardan bazıları:
"Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir."
"Hepiniz mebus olabilirsiniz, vekil olabilirsiniz, hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat bir sanatkâr olamazsınız." '''
"Bir millet, sanat ve sanatkârdan mahrum ise tam bir hayata malik olamaz."
Atatürk, sanatçı yetiştiren kurumlar açtı. Çağdaş Türk sanatını geliştirmek amacıyla Avrupa'ya resim, heykel ve müzik öğrenimi için gençler gönderdi. Bu durum, onun sanata ve sanatçıya ne kadar önem verdiğini gösterir.
Kaynak:Türk Devrim Tarihi(Prof.Dr.Ahmet MUMCU)
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Osman(Cafer)TATAR
Yer:
Kayseri
Tarih:
06 Kasım 2011, Pazar 19:22
|
İNSANLIĞI VE ULUSAL DEĞERLERİMİZİ KURBAN ETMEDİĞİMİZ NİCE BAYRAMLARA... BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN...
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Kemal DAŞYÜREK
Yer:
Diyarbakır
Tarih:
02 Kasım 2011, Çarşamba 20:40
|
Sitenin hazırlanmasında emegi geçen herkese sonsuz teşekkür ederim.
Amcam Lokali nin parçasını sitenizde paylaşmanızdan dolayı da ayrıca teşekkür ederim
DİYARBAKIR'DAN
KEMAL DAŞYÜREK
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Hüseyin EKİCİ
Yer:
İstanbul
Tarih:
28 Ekim 2011, Cuma 13:02
|
Neyin Varki Ne Söylersin
Hal Bilmezsin Hal Satarsın,
Neyin Varki Ne Söylersin,
Muhabbetten Cok Iraksın
Neyin Varki Ne Söylersin,
Aslım ALİ, Kızılbaşım,
Kerbela'dan Akar Yaşım,
Muharrem'de Çalar Sazım,
Neyin Varki Ne Söylersin,
Yetmiş İki Bir Nazarda,
Tezgah açtık Hak Pazarda,
İkrarlıysan Dur bir Darda,
Neyin Varki ne Söylersin,
İbadetin Şekli Yoktur,
İkrarsıza Karnım Toktur,
Şah'ım Birdir Ali Çoktur,
Neyin Varki Ne Söylersin,
Alevilik Oyun Değil,
Gerçek Erenlere Meyil,
Alevilik Elin Değil,
Neyin Varki ne söylersin,
Görgü Cemi güdermisin,
İbadetin Edermisin,
Gerçekleri bilirmisin,
Neyin varki ne Söylersin,
FUKARA'yım Yalan bilmem,
İki dilli Yılan Sevmem,
Ben Bu Yolda Ayrım gütmem,
Neyin Varki Ne Söylersin,
|
| Yukarı |
|
| |
|
|