| KAYITLAR | DEFTERE YAZ |
Gönderen:
Vedat TATAR
Yer:
Diğer
Tarih:
30 Ağustos 2010, Pazartesi 11:04
|

GEÇEN SENE DE YAZMIŞTIM.
YİNE ÜZÜLDÜM, UYARMAK VE YAZMAK ZORUNDA KALDIM
Vedat TATAR
30 Ağustos 2009 tarihinde saat 11:00 de turkmensitesi.com adresini ziyaret ettiğimde hayal kırıklığına uğradım. Sevgili Secati “30 Ağustos Zafer Bayramını” kutlayan bir yazıyı sitenin ana sayfasına koymuş.
Gururlandım ve ana sayfada tüm yöremizin internet sitelerinin isimlerinin bulunduğu çizelgedeki köy ve kasabalarımızın üzerine gelerek tıkladım. Keşke yapmasaydım. Sadece www.turkmensitesi.com, www.teneli.com ve birde Keziban hanımın sitesinde milli kurtuluşumuzun imzasının atıldığı bu büyük zaferle ilgili kutlama mesajı görmüştüm. Kendilerini de kutlamıştım. Yöremize yakışanı yapmaları da ayrıca beni mutlandırmıştı. 30 Ağustos 2010 saat 11:00 da yine turkmensitesi.com adresini ziyaret ettim ne yazık ki bu kez Secati dostum geçen seneki güzel dizaynını yapmamış. www.karaozununsesi.com, www.igdeli.com. www.igdelininsesi.com. ve www.yediavsarlar.com sitelerimizin yöneticileri kurtuluşumuzun 88. yıldönümünü unutmamışlar.
Yöneticilerinin aydın ve çağdaş insanlar olması nedeniyle bazı sitelerimizin bu önemli güne kayıtsız kalmasını içime sindiremedim. Ama sanki bizim yöremiz etnisite ile anılırmışcasına iktidarın ve dış güçlerinde desteklediği alt kimlik-üst kimlik söylemleri ile çağdaş cumhuriyetin bir kenarından da ALEVİ kökenlileri ayartarak yıkım sağlamak istedikleri oyunlara kaynak teşkil ettirilmek istendiği izlenimine alet olduğumuzu düşündüm.
Ancak o arkadaşlarımızın bu düşünce de olmadıklarını da biliyor “Ulusal günlerine sahip çıkmayanların dini günlerini de kutlayamayacağını” benden iyi bildiklerini de düşünerek;
CUMHURİYET OLMAZSA OLMAZIMIZDIR,
ATATÜRK YOLU DIŞINDA ÇAĞDAŞLIK ve EŞİTLİK BİZE TANINMADI-TANINMAZ
düşüncesiyle BÜYÜK ZAFERİMİZİ KUTLAYACAĞIMIZ NİCE BAYRAMLAR DİLİYORUM.
30 Ağustos 2010
Vedat TATAR
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Gülsev Eyüboğlu İRHAN
Yer:
İstanbul
Tarih:
23 Ağustos 2010, Pazartesi 16:25
|

"HALA ISLAH OLMADIM"
17 Ağustos 2010, Salı 11:01:54
Tutuklu yargılanan Teğmen Mehmet Ali ÇELEBİ, 74. duruşmada
izleyenleri derinden etkileyen bir konuşma daha yaptı.
Çelebi, "Atatürk'ün iradesini, şehit ruhlarının dileklerini ve Türk
Milletinin vicdanını kendi sesimde toplayarak bütün dünyaya
haykırıyorum: Ben ıslah olmadım" dedi.
İşte Mehmet Ali Çelebi'nin duruşmada yaptığı konuşmanın tam metni...
Sayın başkan, saygıdeğer heyet,
Mustafa Kemal'den, onun devrimlerinden millet olarak şahsi
çıkarlarımız adına ödün vere vere Hasdal, Silivri zindanlarına
çekildik. Bizi ihanete uğrayan Atatürk devrimleri buralara attı.
Hakikatin ağırlığını yüklenemeyen geçim kapısı vatanseverliği de
burada tutuyor.
İki sene evvel TSK'nin namuslu ellerinden, birliğimden terörist olma
şüphesiyle alındım. Kuvvetli suç şüphemi oluşturan delil klasörü
incelendiğinde (252 nolu klasör) Kemalizm’in terörist ideoloji ilan
edildiğini göreceksiniz. Bilinmelidir ki Atatürk Devrimlerinin nasibi
terör iddianamelerine oyuncak olmak değildir. Bunlar Mustafa Kemal'i
anlayacak kıratta olmayan hastalıklı kafaların, sefil ruhların
ürünüdür. Kurduğu devlette onun sağladığı nimetlerden yararlananlar
onu yargılamaya çalışıyor! Bina mimarı, resim ressamı yargılayabilir
mi? Şaşırmıyorum, çünkü diğer suç unsurum Nutuk'tan bu mikroplara
karşı bağışıklıyım:
"Gelecek kuşakların Türkiye'de Cumhuriyet'in ilan edildiği gün, ona
insafsızca saldıranların başında cumhuriyetçiyim diyenlerin yer
aldığını görerek asla şaşıracaklarını sanmayınız. Aksine Türkiye'nin
aydın ve cumhuriyetçi çocukları böyle cumhuriyetçi geçinmiş olanların
gerçek düşüncelerini tahlil ve tespitte hiç de karamsarlığa
düşmeyeceklerdir."
Mustafa Kemal'e ait düşüncelerle suçlanıyorum. Ne güzel benim suçum.
Ne güzel benim davam. Zulmün hançerlerini üzerime çekecek kadar ona
bağlı isem ne mutlu bana! Dilerim kuvveli şüphem katlanarak artar. O
zaman hayatım daha da anlam kazanacaktır.
Kürsüye ulaşabilmem 2 senemi çaldı. Yüreğimdeki yurt sevgisi, askerlik
gurur ve şerefimle bir de 26 yaşımla oraya yürüyecek ve savunma
vereceğim.
Kanun gücüyle askere diz çöktürmeye çalışanlara,
Bu devlet, bu millet için peşinen ölüm tercihi yapmış Türk subayını
iki senede iki büklüm yapabileceğini zanneden sığ zihniyetlilere,
Tarihin şanlı sayfalarına layık Mustafa Kemal adını terör sayfalarında
lekelemek isteyenlere söyleyeceklerim var!
ISLAH OLMADIM
Bu toplantıya başkanlık eden, gözleri altında olduğumuz Ebedi Önder
Mustafa Kemal Atatürk'ün iradesini, titremeksizin bedenlerinden
vazgeçen ve şimdi kabirlerinden başlarını kaldırarak bizleri izleyen
şehit ruhlarının dileklerini, Türk milletinin vicdanını kendi sesimde
toplayarak bütün dünyaya haykırıyorum: BEN ISLAH OLMADIM!
Hiçbir güç benim vatana olan sevgim ve onun azametini ıslah edemez.
Beni hıyanetin dostu, karanlığın yoldaşı olmama suçundan ıslah
edemezsiniz! Utanmayanların yüzkarası olmaya devam edeceğim.
Uçurumlar arasından, ölüm yollarından, topların tüfeklerin namlusundan
geçerek zihnimize, yüreğimize intikal eden Cumhuriyetin, Mustafa Kemal
devrimlerinin en kıskanç neferlerinden olma suçundan ıslah
edemezsiniz!
Ne sandılar Türk subayını? Ben insanlık tarihi boyunca evladı olduğu
Türk milletinin boynuna esaret zinciri geçirtmeyen Türk Ordusu'nun
subayıyım. Bunları suç kabul edenlerin müebbet okları karşısında ürküp
çekilmiyorum. Esaret zincirini gururla bedenime sarıyorum. Görevimi
şevk ve ümitle yüklenip onları istekle karşıma alıyorum.
İnancım odur ki Mustafa Kemal düşüncesinin takipçisi olmak, Türk
milletinin ortak suçudur, hiç değilse namuslu kalan omurgasız
olmayanların ortak suçudur bu. Türk milletinin her bireyi potansiyel
suçludur.
Suç sayılan eyleme katılmam tam bir inanç ve bilinçledir. Bu uğurda
taşıyacağım prangalardan, mahkûm edileceğim en ağır cezalardan şeref
duyarım. Ama zindandan çıkacağımız gün bizi yeniden mahkûm etmeniz
gerekecektir. Çünkü biz o gün de bugün olduğumuz kadar suçlu olacağız.
Savunma verdiğimde birtakım ülser kuyusu, ısmarlama basının pis
nefesinde lekelenmiş önyargılı hafızalar; Adaletin sarsılmaz
takipçileri, Mustafa Kemal'e dost vicdanlar; İki sene rehin alınmış
bir muvazzaf subayın, KUVVETLİ SUÇ ŞÜPHESİ'ni görmek üzere,
En azından böyle bir kara lekeye inanırlarsa yüzüme tükürmek üzere
burada olmalılar.
Şairin dediği gibi:
Bir şey varsa
Bir şey vardır
Bir şey yoksa
Çok şey vardır
Özdemir ASAF
Vatanıma ihanetten yargılanıyorum. Bir şüphe kırıntısı dahi akıllarda
yer ederse eğer, milletimden talebimdir:
Çıkarın o şanlı üniformamı üzerimden.
Yeter olsun! Mübarek vatan havasını ciğerlerime sokmayın.
Lekelenmişse eğer topraklara sürtün alnımı.
Daha fazla değdirmeyin vatan topraklarına ayaklarımı.
Dağ doruklarına bırakın bu bedeni; kuşlar etimi çeke çeke
parçalasınlar beni. Bütün varlığımı ovalara saçsınlar ki ibret olsun
âleme...
Aklın almayacağı iftira ve isnatlarla bu tezgâhı kuranlar beni iki
sene zindanda tutmakla başarılı olmuşlardır. Ancak ben onların bu
küçük zaferine izin verecek kadar güçlüyüm. Bugün beni burada tutarak
başları göğe erenler, yarın adaletin saf ışığı karşısında başlarını
yerden kaldıramayacaklar olacaktır.
Zaman ve hadiseler her türlü hakikati ispat eder, fakat bazen böyle
helak eden darbeler indirerek. Aldatmacaların son bulacağı ve
kötülüklerin yenileceği gün gelecektir. Varsın o gün benim zindanımın
üzerine doğsun, ne önemi var? O mutlu gün 2 yıldır bulunduğum, zulmün
tesis ettiği sabit ikametgâhım! Hasdal'da beni bulacaktır.
O zaman zulüm adaletin buyruğuna girecek, tarih hakikati yine göndere
çekecek, o sancak yine dalgalanacak ve dosta düşmana o ulvi düşünceyi
haykıracaktır: "HARBİYELİ ALDANMAZ!"
Yolları kapattılar, açacağız.
Ufku kararttılar, ağartacağız.
Yurdumuz virandır, şenelteceğiz.
Yüce Heyeti Saygıyla Selamlarım!
Mehmet Ali Çelebi
Tutuklu Kr. Plt. Tğm.
EĞER BU MİLLET BU MEMLEKET PARÇALANACAK OLURSA,BU"UMUMİ ŞEREFSİZ"LİĞİN ENKAZI ALTINDA ŞUNUN BUNUN ŞAHSİ ŞEREFİ DE PARÇA PARÇA OLUR !!."
25 Ekim 1919 Amasya
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
"BENİ İNKÂR EDECEKSİNİZ. HATTA BÜHTANLA YADEDECEKSİNİZ. HİNT'E,
YEMEN'E VE MISIR'A GİDEN FİKİRLERİM, ORADA FİLİZLENEREK GELİP SİZİ
BOĞACAKTIR." Mareşal Gazi Mustafa Kemal
Saygıyla
Gülsev Eyüboğlu İrhan
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
ali almanya
Yer:
Adana
Tarih:
09 Ağustos 2010, Pazartesi 17:26
|
almanyada yaşıyan tüm gurbetci arkadaşlarıma sevgi dolu selamlar
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Barış Yardımoğlu
Yer:
İstanbul
Tarih:
07 Ağustos 2010, Cumartesi 13:34
|
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Barış Yardımoğlu
Yer:
İstanbul
Tarih:
07 Ağustos 2010, Cumartesi 11:13
|
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Osman(Cafer)TATAR
Yer:
Kayseri
Tarih:
04 Ağustos 2010, Çarşamba 16:57
|

Avrupa'daki Aleviler Nereye Gidiyor?
Son Almanya gezimde gördüm ki Avrupa'da yaşayan Aleviler de derin çelişkiler, çatışmalar içine düşmüşler.
Çatışmanın özünü tavanla taban arasındaki zıtlık oluşturuyor. Çoğunluğu oluşturan tabanın Alevilik anlayışı ile yönetici örgüt konumundaki Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu'nun Alevilik anlayışı farklı. AABF yönetimi, Aleviliği İslam'ın dışında görüyor. Hatta Almanya'da; Alevilik ayrı bir dine çevrilme sürecine sokuluyor. Üzüntüyle öğrendim ki bazı Alevi gençler boyunlarında Zülfikar ile birlikte haç taşımaya da başlamışlar. Diskotekleri dolduran Türk gençliği içinde çoğunluğu Alevi gençleri almışlar.
Böylece sanal bir Alevilik çevresinde Hıristiyanlığa benzeyen bir hayat düzeni yaratılmaya başlanmış. Türkleri Almanlaştırma harekatına AABF yönetimi, bilerek veya bilmeyerek destekçi olmuş.
Alevi Müslüman çocukları kendi kimliklerinden uzaklaştırılırken Sünni Müslüman çocukları da türban altına sokularak Araplaştırılmaya başlanmış.
ALEVİ CUMHURİYETLE ÇATIŞMAZ
Avrupa'da Alevi örgütlenmesini yönetenlerin diğer açmazı da cumhuriyet rejimi ile girdikleri çelişkide ortaya çıkıyor. Avrupa Atatürkçü Düşünce Dernekleri'nden edindiğim bilgiye göre; AABF yönetimi; İkinci Cumhuriyetçi liberallerle aynı düşünceyi paylaşıyor. Bu çizgi de onları AKP hükümetinin doğal destekçileri haline getiriyor. Geçen sene yapılan Cumhuriyet Mitingleri karşısında federasyoncuların aldığı tavır da bunu gösteriyordu. Son Ergenekon operasyonunda da AABF yönetiminin hükümeti destekler çizgi içine girdiği söyleniyor. 'Avrupa Birliği bu destek siyasetini izlediği için Alevi örgütlenmesi de onu takip etmiştir.' deniliyor.
Ne acıdır ki Alevi toplumunun karşısındaki en bağnaz güçlerle Alevileri yönetenler işbirliği yapmış konuma düşüyorlar. İşte bu garip çelişki yüzünden taban bölünmüştür. Bu yönetim biçimine karşı çıkan dernekler de var. Ayrıca Cem Vakfı da Almanya'da AABF'nin bu çizgisine karşı laiklik temelinde cumhuriyetçi bir örgütlenmeyi yürütüyor. Alevi toplumunun büyük bölümü cumhuriyetçi olduğu için bunlar Atatürkçü derneklerdede yoğun biçimde yer alıyorlar ve çalışıyorlar.
Almanya'daki Alevi aydınları ve akademisyenlerinin çoğu, AABF'den farklı farklı görüşler taşıyorlar. İşte Güney Hessen'de bu konuda şöyle bir bildiri de yayımlandı:
'Ülkemiz Türkiye üzerinde oynanan oyunlara bağlı olarak ortaya çıkan son gelişmeler kaygı vericidir. Atatürk Devrimleri ve Laik Cumhuriyet'e yönelik karşı devrim hareketleri giderek ayyuka çıkmıştır. (...) 11 Eylül'ün ardından geliştirilen 'Ilımlı İslam' modeli Türkiye'ye giydirilmek istenilmektedir. (...)Son derece sinsi planlarla ülkenin önemli kurumlarında kadrolaşan irtica yandaşları ele geçiremedikleri Cumhuriyet kurumlarını da baskı, yıldırma ve gözden düşürme taktikleriyle etkisiz kılma çabasındadırlar.
Yazılı ve görsel basının bir kısmını yandaşları vasıtasıyla ele geçirip bir kısmını da çıkar karşılığı susturarak halkın doğru haber almasını engellemekteler. Kontrol edemedikleri az sayıda basın kuruluşunu da baskı altına almaya çalışmaktalar. Sayın İlhan Selçuk, Sayın Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu ve Sayın Doğu Perinçek örneğinde olduğu gibi. (...)Bilim insanlarına 'Herkes kendi işine baksın' diye hadlerini bildirmeye kalkışıp, ulema diye adlandırdıkları tarikat mensuplarından fetva isteyecek kadar pervasızlaştılar.
(...) Bütün bunları yaparken demokrasi söylemini kalkan gibi kullanarak kamuoyu oluşturmaya çalışıyorlar. AKP'nin demokrasi söylemi son derece sinsi bir tuzaktır. İran halkının bu tuzağa nasıl düşürüldüğüne hep birlikte tanık olduk. Cumhuriyetin son kaleleri sahte demokrasi söylemleriyle kuşatma altına alınmıştır. Kaleler düşerse demokrasi de düşer.'
Kısaltarak verdiğimiz bu bildiri, Avrupa'daki Alevi aydınlarının Atatürk devrimlerinin yanında olduğunu gösteren pek çok örnekten birisidir.
Umuyorum ki AABF yöneticileri, Alevilerin tarihsel konumuna ve zihniyetlerine uygun bir çizgiye gelirler. Böylece; Alevi toplumunu Almanlaştırma veya AKP'nin dolaylı destekçisi haline getirme işinden vazgeçerler. 23 Nisan'da Berlin'de ulusal egemenlik ve çocuk bayramını kutlayan Aleviler AABF'ye örnek olabilir. Çünkü; gün, cumhuriyete sahip çıkma günüdür.
Rıza Zelyut/Güneş
26/4/2008
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Osman(Cafer)TATAR
Yer:
Kayseri
Tarih:
31 Temmuz 2010, Cumartesi 05:59
|
"KENDİNİ BEĞENEN YETENEKSİZ KİMSELER;BAŞKALARINI EZİP KÜÇÜLTEREK BÜYÜYECEKLERİNİ SANIRLAR.BU GİBİ ZAVALLILARA ACIMAK GEREKİR.
DR.FARUK BAYÜLKEM
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Şahin TATAR
Yer:
Kayseri
Tarih:
26 Temmuz 2010, Pazartesi 12:58
|
20.07.2010 tarihinde Kayseri Özel Avrupa Hastanesinde olduğum ameliyat süresince beni yalnız bırakmayan;bizzat ziyaretime gelen,telefonla arayarak geçmiş olsun dileklerinde bulunan tüm eş,dost ve akrabalarıma teşekkür ederim.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
ercan
Yer:
Adana
Tarih:
21 Temmuz 2010, Çarşamba 22:32
|
[QUOTE=TÜRKMENLERİN SESİ RADYOSU]SAYGIDEĞER DOSTLAR,
tüm değerli öğrencilere ve öğretmenlerimize en içden dileklerimizle başarılar dileriz
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Ragıp TATAR
Yer:
Ankara
Tarih:
14 Temmuz 2010, Çarşamba 15:38
|
GEÇTİĞİMİZ YIL KÖYÜMÜZDE YAPILACAK ŞENLİĞE BÜYÜK SANATCI LEVENT KIRCA 'NINDA GELECEĞİNİ BİLEN SANIRIM BİR ELİN PARMAĞININ SAYISI KADAR BİLE YOKTUR. BÜYÜK OZAN ALİ EKBER EREN'LE BİRLİKTE, DÜNYA SANATCISI LEVENT KIRCA'DA KÖYÜMÜZDE SANATINI İCRA EDECEKTİ SADECE YAZIK OLDU DİYORUM. BÖYLE BİR DEV SANATCIYLA KÖYÜMÜZ VE YÖRE İNSANIN BULUŞMAMASININ NE ANLAMA GELECEĞİNİ BİLEBİLECEKLER İÇİN.
SAYGILAR SUNUYORUM.
RAGIP TATAR
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Mersin Karaözü kültür Derneği
Yer:
Diğer
Tarih:
10 Temmuz 2010, Cumartesi 11:55
|
Yöremiz Karpınar'dan Bir Çınarı Daha kaybetti.
Karpınar Köyümüzden,Karaözü Mersin Derneği üyeleri Kazım Kılıç ve Yusuf Kılıç'ın Babası , Celal Sarıkaya'nın Kayınbabası Yöremiz Çınarlarından AHMET KILIÇ tedavi görmekte olduğu Kayseri'de yaşamını yitirmiştir. Merhum Ahmet KILIÇ'a HAK'tan Rahmet Ailesi ve tüm Yöremize başsağlığı dileriz.
*Merhum Ahmet KILIÇ Cenazesi 10 temmuz 2010 tarihinde Karpınar Köyümüzde toprağa verilecektir.
Suzan YÜCEL
Mersin Karaözü Kültür ve Dayanışma Derneği Adına
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Haluk ÖZKAN
Yer:
İstanbul
Tarih:
04 Temmuz 2010, Pazar 02:48
|
Kendi İnsanım Ve köyümle gurur duyuyorum.
Haluk ÖZKAN
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Ragıp TATAR
Yer:
Ankara
Tarih:
23 Haziran 2010, Çarşamba 10:08
|
CUMHURYETİMİZİN PENCERESİNİ AÇIK TUTUP AYDINLATAN, KARANLIK GÜÇLERİN KORKUSU İLHAN SELÇUK NUR İÇİNDE YATSIN.
SANA VE BU VATAN İÇİN ŞEHİT OLAN EVLATLARIMIZA TANRIDAN RAHMET DİLİYORUM.
IŞIKLAR İÇİNDE UYUYUN.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Vedat TATAR
Yer:
Ankara
Tarih:
19 Haziran 2010, Cumartesi 19:59
|
11 KINALI KUZUMUZUN IŞIKLAR İÇİNDE UYUMASINI DİLİYOR RUHU VE FİKRİ ANADOLU OLAN HERKESİN TÜRK BAYRAKLARINI YİĞİT ŞEHİTLERİMİZİN ANISINA EV VE İŞ YERLERİNE ASMALARINI İSTİYORUM.
YAŞASIN ATATÜRK CUMHURİYETİ.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Vedat TATAR
Yer:
Diğer
Tarih:
03 Haziran 2010, Perşembe 22:31
|
DEVRİMCİLİK söz konusu olunca mangalda kül bırakmayanlar Dünya şairimiz N. HİKMET'in ölüm yıldönümlerinden bihaberler... Tutuklanma esnasında ATATÜRK'ün " Ben tanırım MERT oğlandır O"dediği yiğit insanı ölümünün 47. yıl dönümünde sayğıyla anıyorum... Sağlık olsun.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Vedat TATAR
Yer:
Diğer
Tarih:
29 Mayıs 2010, Cumartesi 19:42
|

YÖREMİN BİRLİKTELİKLERİ MUTLANDIRIYOR BENİ 29 Mayıs 2010
Bugün YEDİ BUCAK AVŞAR köylerimizden dost köyümüz KIZILPINAR’ın Almanya da yaşayanlarının buluşmasının duyurusunu ve resimlerini gördüm www.turkmensitesi.com adresinde. Yüzleri aynı diğer köylülerimizin simasına benzediğini, gözlerinde Bayrağının-Dininin ve ATATÜRK CUMHURİYET’inin koruyucu ve kollayıcılığını gördüm. Özleri ve sözleri aynıydı sanki. Anneler-babalar, dedeler-nineler benim babam Bekçi İbrahim ve annem Hatice gibi gözlerinde yurt-yöre sevgisi canlanmıştı adeta… Gözlerindeki parlaklığın birbirlerinden hiç farkı yoktu… Ama yöre özlemini de özellikle orta yaşlı ve yaşlıların gözlerinde görmedim diyemem. Almanya acı vatan- kimlerdi bizi buralara atan, derler gibi de hissettim azıcık… Ama gençleri, güler yüzleri tunç bakışlarıyla KIZILPINAR evlatlığını da gururla yansıtıyordu gözlerinde. Davul-zurna eşliğinde hepsinin bedenlerini Bayrağımızın ve ATATÜRK posterimizin önünde “TÜRK olmanın verdiği gururlu ve onurlu duruşu” sarmıştı… İşte bu insanlar bizden dedim… Bizim gibi dedim… Acılarını da eğlencelerini de bizim gibi yaşıyorlar, dedim kendimce ki; yanılmadığımı da içimdeki bir ses mırıldanmıştı bana. Almanya’ya ilk gelenleri aklıma geldi birden. Bir yabancı dil öğretmeni olarak; dili-dişi olmayan o sade-tertemiz insanlarımız belki de hakka yürümüş o güzel canlar ne sıkıntılar çekmiştir diye de düşünmeden edemedim. Şu anda bu güzel ve onurlu birlikteliği yaşamanızı sağlayanlar, asıl kahramanlar, sanırım onlardı, O güzelim cefakâr insanları içleri sızlayarak ve hasretle anmadan geçmemişlerdir diye de düşündüm… Sanırım yüreği yöresinin güzelliği için çarpan Kirvem Emin DEMİREL ve sevgili Mustafa PEKYİĞİT bu düşünceyi dile getirmiş O ilk gelenleri yad etmiştir, umarım.Gerçi hiç şüphem yok… Yaşları 45 ile 65 arasında ya da daha fazla olanların okul serüvenleri, yaz aylarında çiftçilik yaşantıları KIZILPINAR’ın pınarlarında-derelerinde ve tarlalarında gözlerinin önünden bir film şeridi gibi aktığı da hatırıma geldi ve dedim ki; şu anda hakka yürümüş olan canlarının anısını evlatlarına aktarmak için yöreyi kısa da olsa evlatları ile ziyaret ederler, diye de düşündüm. Kim bilir… Tanıdıklarımdan Otobüsü olan NURİ, köyün ileri gelenlerinden POSTALLI’nın Osman kirvemi ve o güzel insanlar gibi daha nicelerini anlatmış-anmışlardır, dedim. Ve dedim ki; KARAÖZÜ Ortaokulunda okurlarken birkaç arkadaşla tuttukları evleri ve O’nların sahiplerini de, birlikte kaldıkları diğer köylerden arkadaşlarını da hatırlamışlardır, hatta öğleyin azıklarını arkadaşlarıyla birlikte yedikleri aşağı değirmenin üstündeki armut ağacını ve gölgesini de anımsamışlardır diye de düşünmeden edemedim…
Neyse biraz duygusallaştırdı beni bu güzel birliktelik… Nerelere götürdü beni, ne güzel anılara dalmamı sağladı… İyi ki varsınız güzel yöremin güzide köyü KIZILPINAR’ın candost insanları. Sizleri sevgili Secati İPEK kardeşimin emeği ile görmek beni çok mutlandırdı. Acınızın acımız, sevincinizin sevincimiz olduğu duyusu ile etkinliğinizin başarılı geçtiğini düşünüyor büyüklerin ellerinden, küçüklerin yanaklarından öpüyor, birlikteliğinizin daim olmasını diliyor, İMECE geleneğini canlandıran emeği geçenlere de sevgi ve saygı sunuyorum…
Eğitimci Vedat TATAR
TBMM danışmanı
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Ragıp TATAR
Yer:
Ankara
Tarih:
26 Mayıs 2010, Çarşamba 09:05
|
SEVĞİLİ ALİ RIZA YILDIZ AĞABEYİMİN SAĞLIK SORUNU YAŞADIĞINI ELEKTRONİK ORTAMDA Kİ YAZILARDAN ÖĞRENDİM.TÜM KALBİMLE GEÇMİŞ OLSUN DİLEKLERİMİ İLETİR SAYGILAR SUNARIM
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Erdoğan Bektaş
Yer:
Diğer
Tarih:
24 Mayıs 2010, Pazartesi 00:36
|
Bizim köyde
Fikri Saman alti suya
katışlar var Bizim köyde.
Fitnelik Click uykuya
yatışlar var Bizim köyde.
Yürekler garazda kinde
Yeri fade Kitapda dinde
Zalimleri Baş üstünde
Tutuşlar var Bizim köyde.
Hayra SERRE bakınmadan
Yaratandan sakınmadan
Kul hakkından çekinmeden
Yutuşlar var Bizim köyde.
Adem olsada kökeni
İblis Salavat çekeni
IC buz gülü dikeni
Batışlar var Bizim köyde.
Adam sanmayın Usagi
Çürük uçkuru kuşağı
Yar deyip yardan Aşağı
İtişler var Bizim köyde.
Alim sanıp Akil alma
Bilir bilmez Söze Dalma
SIRT dönüpte HEDEF OLMA
atışlar var Bizim köyde.
Dost saklını defe koyar
Bir zamanlar Sağır sultan Duyar
Masumane ince Ayar
Rütuşlar var Bizim köyde.
Hazan dostBir hazar garden Bahçedeki eşsiz
Buru tüse Sezar garden Bahçedeki eşsiz
Sırlarımla Pazar garden Bahçedeki eşsiz
Satışlar var Bizim köyde.
Erdoğan Bektaş
Erdoğan BEKTAŞ
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Nilgün - Mutlu EKİCİ
Yer:
Kırklareli
Tarih:
22 Mayıs 2010, Cumartesi 15:13
|
Tüm değerli iğdeli halkına sevgi ve saygılarımı sunarım.
Hüseyin amca ellerinden öperim.
www.igdeli.com
www.igdeli.net
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Hüseyin - Hürü
Yer:
Diğer
Tarih:
19 Mayıs 2010, Çarşamba 13:13
|
******* 19 Mayis Atatürk´ü Anma Genclik ve Spor Bayraminizi Kutlar vede Íyi gecmesini Dileriz.....Cani Gönülden*****
*****Hüseyin Hürü*******
******* ALMANYA *****
|
| Yukarı |
|
| |